Haber

Akşener’den Erdoğan’a ‘bunlar da’: Psikolojik bir vaka

ÂLÂ Partisi Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin kümelenme toplantısında konuştu.

Akşener, Hatay ziyaretinde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Biz bu CHP’dir demedim. Onlar bizim vatandaşımız dedik” sözlerine tepki gösterdi. Akşener, “Psikolojik bir vaka… Şu terbiyesizliğe bakar mısınız? Bu terbiyesizliğe bakar mısınız? Şu bilinçaltına bakar mısınız? Şaka gibi ama gerçek. Bunları söyledi.” yaslı annelere, babalara ve çocuklara sözler söyleyerek, bir Cumhurbaşkanı olarak şu sözleri söyledi: “Aklınız başına gelsin Sayın Erdoğan, aklınız başınıza gelsin. Ağzından çıkanı kulakların duysun. 45 gününüz kalmasına rağmen hala bu ülkenin Cumhurbaşkanlığı makamında oturuyorsunuz. Ayıptır, günahtır.”

“Hodri istifaya davet etsin” diyen Akşener, “Ona ne oldu? Ne oldu ona? O ışıltılı gözleri gören var mı? Ekonomi darmadağın, esnaf perişanken kayıp bakan Nemo’nun nerede olduğunu bilen var mı?” kanama?” Sayın Erdoğan’ın basın açıklaması olduğu zaman birdenbire ortaya çıkıyor.”

Akşener’in konuşmasından satır başları şöyle:

“Bugün ne yazık ki insanımızın vicdansızca fakirleştirildiği, kutuplaştırıldığı canavarca bir dönemden geçiyoruz. Türk milleti olarak uçarı ve beceriksiz bir iktidar içinde önemli bir sınavdan geçiyoruz. Kritik bir tercihimiz var. Türk siyasetinde bu eşi görülmemiş dönemi bitirmek için Cumhuriyetimiz ve demokrasimiz koşulsuzdur Garanti için atmamız gereken hayati bir adım var.

1,5 ay sonra tarihi bir karar alacağız. Ya milletin hakimiyetini kuracağız ya da sarayın gölgesinde yok olacağız. Ya Cumhuriyetin yeni yüzyılını müjdeleyeceğiz ya da canavarca bir sistemin devamına boyun eğeceğiz. Milletimizin en doğru kararı 45 gün sonra vereceğinden şüphem yok. Büyük öngörüsünü dünyaya gösterecek. Onu unutanlara, yok sayanlara iradesinin gücünü hatırlatacaktır.

Milletimizin önündeki tarihi seçimin arifesinde, Türkiye’nin geleceği için vaat edilen seçenekler açıkça görülmektedir. Bir yanda kadına yönelik şiddeti, tacizi, tecavüzü ve ölümü görenler var; Bir yanda kadın ve çocukların haklarını genişletmek isteyenler var. Bir yanda Cumhuriyet değerlerinden küsenler; Bir de her 10 Kasım’da üzülenler var. Bir yanda ekonomiden eğitime her alanda ülkemizi hızla krizlere sokan beceriksizlik abideleri var; Öte yandan, krizleri çözmeyi hedefleyen nitelikli ekipler de var. Bir yanda Sinan Ateş’in katillerine göz yumanlar var; Diğer tarafta ise katillerinin hesabını bir bir verecek olanlar var. Bir yanda gücünü rant çetelerinden ve mafyadan alanlar; Öte yandan gücünü milletin kutsal iradesinden alanlar da var.

HODRİ MEYDANI BAKANLARI İSTİFA ETTİ: Bu kadar net ve net bir tablo karşısında milletin kararının ne olacağını gören iktidarın başı ve arkadaşları paniğe kapılırlar. Dün Millet İttifakı’na bakanlık dağıtmakla uğraşanlar, bugün bakanlarını milletvekili yapmanın mücadelesini veriyor. Bu bakanlar devletin gücüyle seçime girip buna ‘adil seçim’ mi diyecekler? Bu tür ilkesiz davranışları kabul etmiyoruz. Kabine üyeleri, aydınlanma ile milletvekili adayı olmaya karar verdiğine göre, meydan okumalı ve istifa etmelidir. Adaylar milletin iradesine teslim olacaksa, o zaman devletin zırhını çıkarıp böyle aday olurlar. Ama yapamazlar, vazgeçemezler.

KAYIP BAKAN NEMO NEREDE?: Nebati bir bakan vardı, ona ne oldu? O ışıltılı gözleri gören var mı? Ekonomi çökmüş, esnaf kan ağlarken kayıp bakan Nemo’nun nerede olduğunu bilen var mı? Sayın Erdoğan’dan bir basın açıklaması geldiğinde birdenbire ortaya çıkıyor.

7500 LİRA EMEKLİ MAAŞI VERMEK HAKARETTİR: Sayın Kriz ve arkadaşlarının yaşadığı paniğin bir başka yansımasını da son dönemde verdiği söz ve eylemlerde görüyoruz. İlk 4,5 yılda yapamadıklarını yapmaya başladılar. Sadece kendileri için çalıştılar, nedense seçime aylar kala milletimizi anmaya başladılar. Seçime 6 ay kala emeklileri, EYT’li kardeşlerimizi, atanamayan öğretmenlerimizi yad ettiler. Geçtiğimiz hafta emeklilere verilecek bayram ikramiyesi ve maaşları belli oldu. Ancak 7500 liradan fazla kazananların maaşında herhangi bir değişiklik olmayacak. Taban fiyatın 8 bin 506 lira olduğu bir ülkede 7500 lira emekli maaşı vermek hakarettir.

BALEDE YAPILAN TÜM ZORLUKLARIN HESABINI VERECEKSİNİZ: Daha ay ortasından önce eriyen ücretlerle milletimizi açlığa, yoksulluğa ve çaresizliğe mahkûm ettiler. Takipçileri, üç senti boşa harcadığı için dünyaları hareket ettirdi; ama milletimizi borçlarla, utanmadan, geçim sancısı ile baş başa bıraktılar. Kendi eşlerini, arkadaşlarını, akrabalarını canlandırdı; ama ısrarla bu milletin evlatlarını yok saydılar. Şimdi hesap zamanı Sayın Erdoğan. 14 Mayıs akşamı milletimizin gür sesini iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Görmezden geldiğiniz insanların iradesini karşınızda göreceksiniz. Sebep olduğunuz bütün sıkıntıların hesabını tek tek sandıkta vereceksiniz. Boş ver. 5 yılda yapmadıklarını son 6 aya sığdırmaya çalışarak bu hesaptan kaçamazsın. Milletimizin sizler ve marifet dostlarınız için sakladığı kabarık defter 14 Mayıs’ta açılıyor. 14 Mayıs’ta milletimizin şaşmaz terazisi sizi tartacak. O sandık gelecek ve 14 Mayıs’ta hak bulunacak. Hazır ol, çok uzun değil.

AK PARTİ YÖNTEMİNDE KURULUŞ TÖRENİNİ GETİRİN: Geçen hafta bu gücün gerçek yüzünü çarpıcı bir biçimde ortaya koyan çok üzücü bir örneği daha yaşadık. Ülkemizin adına bir kez daha üzüldük; İktidarın adından bir kez daha utanıyoruz. Artık her şeyiyle şova dönüşmüş bir güç; günü kurtarmaktan başka amacı olmayan bir hükümet; ucuz, utanmaz ve ahlaksız bir yönetim anlayışı; İçler acısı duruma şahit olduk. Evet, o düzmece temel atma töreninden bahsediyorum. Yıllarca büyük konuşmak; Şişirilmiş, balon gibi ciyaklayan, ‘temel atma törenlerine katılmam, biten işi açarım’ diyecek kadar ibretlik belgeden bahsediyorum. Bu olağanüstü derecede parlak ama cüretkar arkadaşlar; ‘Hastane temeli atıyoruz’ diyerek beton döküp Türkiye’ye vermeye çalıştılar. Evet, doğru duydunuz. Boş olan yere demir kafes koymuşlar. Görürseniz bir çocuk havuzu kadardır. Üstüne de mikserden beton döktüler. Saray medyasının köpürttüğü kadar görüntü alıp hizmet ettiler. İşte AK Parti görgü kuralları, temel atma töreni. Gülüyor musun ağlıyor musun? Bu saçmalığı görüyor musun? Sözlerin yetmediği şu bilinçsizliğe bir göz atabilir misiniz? Nitekim bu gücün bütün işleri, tıpkı bu geçersiz temel atma töreni gibi… Hiçbir şey umurlarında değil. Yüzleri kızarmaz, utanmazlar. Açıkça konuştuklarında hiç gücenmezler. Masallara, masallara sığınmadan tek bir cümle bile kuramazlar. Malesef malesef…

21 YILDIR NEREDEYDİNİZ?: Şimdi çıktılar; ‘Bir yıl içinde bütün depremzedelerin evlerini teslim edeceğiz’ diyorlar. Arkadaş bir yılda yapılabilseydi 21 yıldır neredeydin? Sadece kamu kurumlarından bir günde 90 milyar lira tahsil edilebildiğine göre; 21 yıldır neden toplamadınız? 21 yıldır ‘Deprem geliyor’ diye bağıran bilim adamlarımızı neden dinlemediniz? 21 yıldır topladığınız beyin sarsıntısı vergilerini neden çarçur ettiniz? ‘Bir yılda 650 bin konut yapacağız’ diyen bir iktidar, 21 yıldır bunu neden yapamadığını milletimize açıklamak zorundadır. Bu kadar kolay. Önümüzde çok büyük bir Marmara Depremi riski var. Yılda 650 bin konut yapıyorsanız; İstanbul, Yalova, Tekirdağ ve Kocaeli’de olası bir depremde yıkılacağı kesin olan binlerce bina var. Bu binaları yenilemek için neyi bekliyorsunuz? Depremde yıkılıp yıkılmalarını mı bekliyorsunuz? Binlerce insanımızın yeniden mezar olmasını mı bekliyorsunuz? Şehirlerimizi depreme hazırlamak öyle zor bir iş değil. Bunu baş belası haline getiren ve 21 yıldır hiçbir şey yapmayan bu beceriksiz hükümettir. Tamamen; Ekrem Başkan’ın işi ortada… İnşallah 14 Mayıs’tan sonra bunun ne kadar kolay olduğunu tüm Türkiye’ye göstereceğiz. 14 Mayıs’tan sonra artık kimse mezarı olacak evlerde oturamayacak. Kimseyi geride bırakmayacağız. Kimsenin bilerek ölmesine izin vermeyeceğiz. Üstelik yanlış temeller atarak değil…

BAY. ERDOĞAN KENDİNİZE GELİN, AĞZINIZDAN GELENİ DUYUN: Elbette bu küfürlere şaşırmıyoruz. Çünkü biliyoruz ki; seçimi kazanmak için her şeyi mübah görenler; gerçekleri çarpıtırken hiçbir ahlaki sorumluluk taşımazlar. Olmayan vakıfların önünde tartıştıklarında utanmazlar. Övünmekle, iftira atmakla, aşağılamakla zerre kadar uğraşmazlar. 21 yıllık AK Parti iktidarında bu durumun sayısız örneğine millet olarak şahit olduk. Gerçekten mi; Sayın Erdoğan’ın Hatay ziyaretindeki tek rezalet sadece temel atma töreni değildi… Önce kürsüye çıktı ve dedi ki; ‘Bunun CE-HA-PE olduğunu söylemedik. ‘Bunlar bizim vatandaşlarımız’ dedik, Yaaaa… ‘Bunlar da’ vatandaşlar… Manevi bir hadise… Bu terbiyesizliğe bir bakar mısınız? Şu saçmalığa bir bakar mısınız? Şu bilinçaltına bir bakabilir misiniz? Latife gibi ama doğru… Üstelik; işine gelince ‘ben millet adamıyım’ diye ortalıkta dolaşan bu insan; Bu sözleri depremzedelerimize söyledi. Bu sözleri yaslı annelere, babalara ve çocuklara söyledi ve bir Cumhurbaşkanı olarak bu sözleri söyledi. Kendinize gelin Sayın Erdoğan, aklınıza gelin. Ağzından çıkanı kulakların duysun. 85 milyonun hepsinden siz sorumlusunuz. 45 gününüz kalmasına rağmen hala bu ülkenin Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturuyorsunuz. Ayıptır, günahtır.

SİZ BU ÜLKEYİ YÖNETİCEĞİNİ Mİ SANIYORSUNUZ? : Bir de bu kabalıktan sonra çıkıyorsunuz, sanki devletin ne olduğu hakkında en ufak bir fikriniz var, devletin ahlakıyla bizi kırmaya çalışıyorsunuz… Önce siz gidin aynaya bakın Sayın Erdoğan. Bu ülkeyi yönettiğini mi sanıyorsun? Size söyleyeyim: ülkeyi siz yönetmiyorsunuz; ihaleyi siz yönetin, kirayı siz yönetin, algıyı siz yönetin. Ama devleti yönetemezsiniz. ‘Seçilmiş Cumhurbaşkanı benim’ diyerek hava atıyorsunuz; ama sen Başkan gibi bile davranamıyorsun. Kabile ülkesi değil diyorsun ama bey yetkileriyle devlet yönetmeye çalışıyorsun. Nedir? Devlet böyle yönetilmedi. Nedir? Belediye Başkanlarının Başkan Yardımcısı olması yanlıştır. Nedir? Bu devlet bir aşiret devleti değildi… Öyle mi Sayın Erdoğan? Hayır, neden bu kadar kırgınsın? Neden bu kadar korkuyorsun? Neden bu kadar tereddütlüsün? Günaydın. Zaten yıllardır aynı şeyi söylüyoruz. Evet bu doğrudur; Bu devlet elbette bir kabile devleti değildir. Ancak örneğin; Türkiye Cumhuriyeti sizin aşiret devleti standartlarınıza tabi değildir. Örneğin; Türkiye Cumhuriyeti; Ekonomide, hukukta, eğitimde keyfiliğe ve sıradanlığa da yakışmaz. Örneğin; Türkiye Cumhuriyeti; Kiracı arkadaşlarının sağlığından endişe ettiği kadar milletinin kesesine üzülmeyenler de kınanmaz. ez cümle; Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne size, ne ucube sisteme, ne de ‘kadro’ diye hava atmaya çalıştığınız beceriksiz aşiretinize mecbur değildir. Bu yüzden geliyoruz. Pürüzleri yıkamaya geliyoruz. İftiraları bozmaya geliyoruz. Saçmalık, geri dönüyoruz.

KENDİNİZİ DAHA FAZLA AYIRMAYIN: Hakikaten meydanlara çıkıyorsunuz; ‘Belediyeler nerede? Deprem bölgelerini ziyaret ettiler mi?’ iftira atarken; Mansur Başkan ve Ekrem Başkan ile Kahramanmaraşlı ve Hataylı kardeşlerimizi ziyaret ediyoruz. Siz ‘buraya belediyeler gelmedi’ diye kendinizi kandırıyorsunuz ama bizim vatandaşlarımız onlara ‘Allah sizden razı olsun’ diyor. Sürekli çamur atıyorsun; Ancak vatandaşlarımız onlara ‘Sizin yüzünüze güldük’ diyor. ‘Bu belediyeler çalışmıyor’ diye karalıyorsunuz ama vatandaşlarımız onlara diyor ki; “AK Partili belediyelerin yapmadığı güzellikleri siz yaptınız” diyor. Bak ben bunları söylemiyorum Sayın Erdoğan. Vatandaşımızın bizzat söylediği bu. Depremin ilk gününden itibaren; Büyükşehir Belediyemizin 11’i; Onun ne kadar çalıştığını, nasıl yardıma koştuğunu, nasıl kucakladığını deprem bölgesindeki insanlarımız biliyor. Bu yüzden; sen git şimdi, yorma canını daha fazla; Kendinizi daha fazla rezil etmeyin Sayın Erdoğan… Çünkü; Büyük Türk Milleti artık sizin gerçek yüzünüzü gördü. Gerisayım başladı. Artık geri dönüş yok. Sandık geldiğinde milletimizin mübarek iradesi sizi o sandığa gömecektir. Bundan kaçış yok. Ve 15 Mayıs’ta milletimizin iradesi iktidara gelecektir. Endişelenmenin faydası yok. Sözüm size Sayın Erdoğan; O güzel bahar gününde iktidara geldiğimizde utanacaksınız. İftiralarından utanacaksın. Millete söylediğin saçmalıklardan utanacaksın. Ne kadar aciz ve beceriksiz olduğunuzu görecek, aynadaki görüntünüzden utanacaksınız. Üstelik bir gün değil her gün utanacaksınız. Sözüm sana çok az kaldı.” (HABER MERKEZİ)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu